Zeytinyağlı Rezene… Bir İtalya Hatırası…

Yıl 2012… Bizim ailenin tatil deyince akıllarına gelen tek ülke İtalya ve Amalfi Sahilleri gezisi.. Positano’da kaldığımız 1 hafta içinde çok güzel tatlar, anılar, görseller hayatıma eklenmişti. Güzelim İtalyan şaraplarına eşlik eden kum midyeli spagetti, Rhum Baba tatlısı, masmavi deniz, Limoncello, bir yamaca özenle yerleştirilmiş incileri andıran güzelim beyaz evleriyle Positano….Bu kadar güzelliğin arasında bir tanesi de Rezene. Daha önceleri bebeklerin gazlarını gidermek için kullanılan bir çay  olarak bildiğim rezeneyi salatanın içinde anason kokan tadıyla tanıdıktan sonra, hayatıma neden rutin olarak girmediğini düşünmüştüm. Sonra bir kaç yerde daha karşıma çıktıktan sonra etrafımdakilere taze rezene bulursa almaları için sipariş verdim ama, pazarlarda, marketlerde bulunamadığı için bu merakım ileride yapılacaklar listeme yerleşerek kenara kaldırıldı.

Ben tatların peşinden giden bir adamım. Sınırları zorlamak, değişik kültürlerin mutfaklarını araştırmak, daha önce kullanmadığım malzemelerin denenmesi, yoğun yaşantımın içinde küçük vahalar halinde bana nefes aldırır. Mutfak macerama bir isim verilirse deneysel füzyon mutfağı diyebilirim. En klasik anne yemeklerinin içine mutlaka kendime göre bir ekleme, değişik bir tat katma, pişirme sisteminde Erkan’ca bir dokunuş özenle yerleşir. Gelenekçi görüşteki kişiler için olmaz, olamaz denilen her şey, benim mutfağımda olur hale dönüşür. Gittiğim gezilerdeki yemek menülerinde en değişik yemekleri seçer, yerel halkın, semt pazarlarında, marketlerinde neleri aldığını takip ederim. O yüzden de ev halkı benim bu merakımı bildiklerinden, her yemekte bana ait bir dokunuş arar ve içinde olabilecek eklemeler konusunda girecekleri imtihana hazırlık için yemekleri ağızlarında döndürerek tüm tat duyargalarını aktif halde tutarlar.

Eveeeet…. Sonunda Rezene bitkisine kavuştum. Bu değişik karakterli bitkiyi nasıl değerlendireceğim diye planlarken, bir salatanın içinde kimliksiz kalacağını düşünüp kendi başına bir yemek içinde değerlendirmeye karar verdim.

Hazırsanız “Zeytinyağlı Rezene” macerama başlıyoruz.IMG_4053

Rezenelerin kök kısmını ve saplarını ayırıp ortadan kestiğimde ayrı duran alt bölgesindeki üçgen şeklindeki sert kısımı çıkardım. Sonra bir soğan gibi katlarını ayırıp yemeklik şekilde doğradım. Ama sapları boşa gitmemeliydi. Yapı olarak kerevize benzeyen sapları da yemeklik doğradım. Rezenenin dereotu ailesinden geldiğini biliyordum. O yüzden otsu kesimleri de yemeğe katılmalıydı. Doğrarken ortalığı saran anason kokusu çok keyifli. Rakı ile çok derin bir dostluğum olmasa da balık kokusu ile sarmaş dolaş olan o çekiciliği her zaman koku-lezzet dağarcığımda. Anasonu içmek değil yeme fikri bir çok kişi için çok değişik gelebilir ama inanın hiç de kötü olmuyor.

Rezeneleri doğradıktan sonra bir kenara kaldırıp yemeklik doğranmış soğanları zeytinyağında kavurma süreci başlıyor. Ben biraz irice soğanı yemeğin içinde çok beğeniyorum. O yüzden soğanları makinada doğramak yerine kendi ellerimle bıçak marifetiyle doğramak bana daha keyifli geliyor. Ama her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, tercih tamamen size kalmış.

IMG_9524

Soğanları kavurduktan sonra rezeneleri de tencereye koyup yağda hafifçe öldürünceye kadar döndürüyorsunuz. Ben zeytinyağlı yemeklerde bu süreci biraz uzatmayı tercih ediyorum. Bu süreçte sebze, zeytinyağıyla tamamen harmanlanıp, lezzetini oturtuyor.

IMG_5722

Sebzeler iyice oturduktan sonra sıra yemeğin suyunda. Yemek suyu denilince benim meyveleri yemeğe katma merakım devreye girer. Daha sonraki tariflerimde göreceksiniz, yemekte olmaz dediğiniz meyvelerin ne büyük mucizeler yarattığına tanıklık etmiş birinden delice eklemelerle çok farklı tatlara yolculuk edeceğinize garanti verebilirim. Şimdiden söylemeyeyim heyecanı kaçmasın. Genelde zeytinyağlılara portakal suyu koymak adettendir ama ben bu sefer mandalina suyu ekledim. Mandalinanın özel aromasının rezeneye farklı bir doku katacağını düşündüm. Şöyle iricesinden 4-5 adet enfes kokulu mandalinayı sıkıp yemeğe ekledim. Rezeneler iyice çöküp yemeğin suyu kaynadıktan ve mandalina- anason rayihaları yükseldikten sonra ateşi yarıma getiriyorsunuz.

IMG_3504

Yemeğin son düzenleme aşamasında da yıkadığınız 1 yemek kaşığı pirinci yemeğin üstüne koyun ve güzel bir film açıp seyretmeye başlayın. Bir taraftan kulağınız ve burnunuz mutfaktan gelenlere açık olarak filmin keyfini çıkarırken diğer yandan birazdan katılacağınız tat festivaline hazırlanın.

Benim yemek yaparken önemsediğim en önemli şey o anki ruh halimdir. Bazı insanların yemeklerinin lezzeti diğerlerinden farklıdır bilirsiniz. Malzemeler aynı da olsa tadını yakalayamazsınız. Buna elinin lezzeti farklı denir ya, ben bu farklılığın yaptığı işi severek yapmaya ve huzurlu ruh halinde olmaya bağlı olduğunu düşünüyorum. Size önerim, gerçekten istemiyorsanız ve huzursuz bir haldeyseniz yemeğin lezzetsiz olacağını,  hepimizin enerji varlığı olduğunu ve her şeyin enerji olduğunu unutmamanız. Yemek yaparken yemeğe sevgi katın, hatta bunu bir ritüel haline getirip tencerenin içeriğini tamamladıktan sonra üstüne sevgi serpin. Gülmeyin, denenmiş ve farkı test edilmiştir.

Tataaaaaaa…. İşte karşınızda hayatınıza sokacağınız yeni bir lezzet ve keyif. Hem de derinden gelen anason tadının gizemli çekiciliğiyle. Başkalarını bilmem ama ben evde mutlaka bir zeytinyağlı olması taraftarlarındanım. Tekdüzeliği, aynılığı çok sevmediğim için de sürekli daha neyin zeytinyağlısını yapayım diye aranırım. Bu maceram bana yeni bir açılım sağladı. Artık bir çeşidim daha var.

Söylemesi benden denemesi sizden. Hepinize afiyet olsun….

 

thesushiplace

MALZEMELER:

  1. 4 adet taze rezene
  2. 1 çay bardağı zeytinyağı
  3. 1 yemek kaşığı pirinç
  4. 1 adet irice beyaz soğan
  5. 4 adet iri mandalina
  6. Sevgi ve iyiniyet sözleri

YAPILIŞI:

  1. Rezeneler tıkanılıp saplarıyla birlikte doğranır.
  2. Soğan istenilen boyutlarda yemeklik olarak doğranır
  3. Soğanları zeytinyağında kavrulur.
  4. Rezeneler soğanla beraber kavrulmaya başlanır.
  5. Mandalinaların suyu sıkılıp tencereye eklenir.
  6. Yemeğin suyu kaynayınca ateş kısılır ve pirinç eklenir.
  7. Sebzeler sertliklerini kaybedip uygun kıvama gelince ateş kapatılır.
  8. Üzerine konulan limonla servis edilir.

Yorum bırakın