Soya Soslu ve Pırasalı Maş Fasulyesi Filizi

Seneler önce henüz gümrük kanunu değişmemişken Amerika’dan sürekli farklı tatlar, farklı tekniklerle ilgili yemek malzemeleri getirtip kendimi sınırsız hissederken artık o imkanım kalmadı. Amerika’ya giden dostlarıma da gidip bana şu tohumu getir, efenim şu mutfak malzemesini alır mısın? gibi lafları komik bulacakları için söyleyemediğimden yerli malı yurdun malı halime çekildim. Düşünsene Miami’ye gidiyorsun ve bir dostunun siparişi sebebiyle Kale tohumu arıyorsun. O dönemde bu ürün getirtme çılgınlığımla Hidroponik sistemle evde domates, biber mi yetiştirmedim, organik makarna sosları mı almadım, ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

O dönemde tohum filizlendirme konusu da gündemdeydi. Ona uygun bir kaç aparat getirttim ama sonrasında hevesim kaçtı ve bir kaç filiz salatası yaptıktan sonra hayat getirdikleriyle beni bu olaydan uzaklaştırdı. Ama bir tarafım da filizlerin sağlık üzerine etkisini takip etmeye devam etti. Sonunda tekrar evde filizlendirme işlemine başladım ve neler neler ortaya çıktı.

Önce biraz filizlerden bahsetmek istiyorum. Uzakdoğu mutfağının yurdumuzda ilgi görmesi sonucu sofralarımıza dek giren soya filiz dışında bu konuda çok ilgi ve bilginin olmadığını biliyorum. Sadece son zamanlarda artan sağlıklı beslenme düşkünleri tarafından benim izlediğim yolu takip edip hayatlarına sokmaya başlandığı ortada.

FİLİZLERİN SAĞLIĞA FAYDALARI

Filizlerin ( Sprout) sağlık faydaları öyle sayılabilir cinsten değil. Biraz literatürü karıştırdığımda beni çok heyecanlandıran bir çok yararı olduğunu öğrendim.  Sİndirime yardım ediyorlar, metabolizmayı hızlandırıyorlar, vücuttaki enzimatik aktiviteyi arttırıyorlar, kilo kaybı için yardımcı oluyorlar, kolesterolü düşürüyorlar, cilde faydalılar, göze faydalılar, bağışıklığı güçlendiriyorlar…. Anayacağınız, bizim sadece bakliyat olarak tükettiğimiz ürünlerin filizlendirmesiyle işin boyutu başka düzeye taşınıyor.

Filizlendirme için en çok kullanılanlar Alfalfa, Soya, Maş fasulyesi… Ama ben değişik türleri de deneyimlemek için çalışmalara başladım. Örneğin börülce tohumu, ayçekirdeği gibi. Çalışmalarım sonuçlanınca onları da paylaşırım.

Peki neden filizlendiriyoruz diye sorabilirsiniz. Tohum halinde aktiflenmemiş bir çok besin  filizlendiğinde aktifleniyor da ondan. Besin değeri özellikle filizlenmenin birinci haftasında en yüksek konsantrasyona ulaşıyor.

Bir tek unutmamamız gereken filizler ısıtılınca besin değerlerinden bir miktar kaybedebiliyorlar ama o bile tohum halinden daha zengin.

İçerdikleri zenginliklerden bahsedince gerçekten şaşıracaksınız. Yüksek miktarda protein, fiber, K vitamini, Folat, Panthotenik asit, Niasin, Thiamin, C vitamini, A vitamini, Riboflavin. İçerdiği mineraller ise çok keyifli, Manganez, Bakır, Çinko, Magnezyum, Demir ve Kalsiyum. Aynı zamanda bir çok da enzim içeriyorlar.

Ama bir yararı daha var ki neden diyetlere sokulmalının cevabı işte bu. Bir yandan yoğun lif yüküyle barsaklarımızda doluluk oluşturup diğer yandan da vücudumuzda Ghrelin adlı açlık hormonunun salınımını engelleyip tokluk hissini kolaylaştırıyor. Gördüğünüz gibi bu yemede yanında yat diyecek kadar zengin kaynağı hayatımıza sokmak lazım. Tabi Erkan durur mu, bunun çaresini araştırıp sonunda buldu. Çok sevgili bir dostumla sohbet ederken onun çok farklı bir yöntemle filizlendirme yaptığını öğrendim. Hem de özel bir tertibata ihtiyaç olmadan mutfağınızda  olabilecek kadar kolay.

FİLİZLENDİRME

Cam bir kavanoza filizlendirmeyi düşündüğünüz işlenmemiş bakliyatı koyuyorsunuz ve üstünü aşacak kadar temiz bir suyu ekliyorsunuz. Ben ilk olarak Maş Fasulye’sini denedim. Çok kolay bir şekilde 3-4 günde filizlendiğini görebiliyorsunuz. Buradaki incelik ilk su konulmasının ardından 5-6 saat sonra suyu süzüp her gün sabah akşam su ile tohumları yıkayıp yine süzdürmeniz. Suda uzun süre kaldıklarında çürümelerine sebep olursunuz.

Hele sabahları cam kavanozda gelişen filizileri görüp iştahınızı kabartması da ayrı bir hoşluk.

Neyse, ben ilk olarak maş fasulyesini seçtim. Maş fasulyesini haşlayıp salatasını yapmak çok hoşuma gidiyordu ama filizlendirip kullanımı daha besleyici olacağı için hevesle işleme başladım.

4. günde filizlerim hazırdı. Öncelikle bu filizi çiğ olarak tüketmek istedim. Bir kaseye maş fasulyesi filizi, nar taneleri, nar ekşisi, maydanoz koyarak yaptığım salata çok lezzetli oldu. Fakat elimin ayarının olmaması sebebiyle doldurduğum  koskocaman bir kavanoz dolusu filizin gözümün önünde çürümesini seyretmek istemiyordum. O yüzden, düşündüm, taşındım ve uzakdoğu mutfağından esinlenerek bir yemek oluşturdum. Yalnız o kadar lezzetli olunca çok kısa sürede tükendi haberiniz olsun. “Nasılmış, harikaymış, oooo çok da lezzetliymiş…” diyerek bir bakıyorsunuz tabağın dibi görünmüş.

Pırasa sevenler kulübünün bir üyesi olarak zaman zaman değişik tatlarla pırasayı buluşturmaya bayılırım. O yüzden de bu değişik tarife eski dostumu katmak istedim. Pırasaları çok ince doğrayıp zeytinyağında bir döndürdüm.

 

Adsız Tasarım 5

Pırasalar bir süre sonra sertliklerini kaybedince tavanın içine güzelim filizlerimi koyup yağda çevirmeye başladım.

Adsız Tasarım 6.png

Tuzunu ekledikten sonra tadında yine uzakdoğu etkisini sürdürmek için ağız tadıma göre soya sosu ekleyip kısık ateşe alıp bir süre üstüne bir kapak örtüp bekledim.

Adsız Tasarım 4

Dedim ya ben tatlarla oynamayı severim. Filizlerin diriliğini kaybettiğini görünce üstüne bir miktar mucize lezzet katkım olan nar ekşisini de ekleyerek 1-2 dakika kadar daha çevirdim.

Sonunda harika lezzetli, sağlıklı ve tam ağzıma layık bir yemek çeşidini hayatıma katmış oldum. Filizlerle işimin bu kadar olmadığını biliyorum. Değişik denemelerimle bloğumda yer alacaklarını biliyorum. Bir dahaki sefere görüşmek üzere.

Afiyet olsun.

Adsız Tasarım 2

One Comment Kendi yorumunu ekle

Yorum bırakın