Benim artık Adana’lı olduğumu söylememe gerek yok. Kırmızı et hele bir de lezzetli hazırlanmış hali dayanamadıklarımdan. Yemeklerde en çok önemsediğim şey tadın tam baskınlıkta olması. Silik tatlardan nedense hoşlanmıyorum. İçindeki her malzemenin tadının bağırması gerekiyor benim yemeklerimde.
Sızma zeytinyağını her yemekte kullanma kararında olsam da kırmızı etin tadını yükseltmek için hala tereyağı tercih edenlerdenim. Son yapılan çalışmaların da tereyağının yaşamımızda olması gerektiği konusunda sonuçları, bu konuda beni iyice özgürleştirdi. Evlerde bence iki çeşit yağ olmalı; zeytinyağı ve tereyağı.

Fotografta elimde tuttuğum malzemede et için olmazsa olmaz. Bu malzemeyi annemin pazar mağaza gezilerinden edinebildim. Öyle çok ortalıkta satılmıyor ne yazık ki. Eti bu metal aletle incelttiğinizde hem kolayca kızarıyor hem de istediğiniz pişirme derecesinde tutmanızı sağlıyor.
Her ne kadar Fransa gezilerimizde az-orta kızarmış etlere alışmış olsam da hala orta-iyi benim tercihim. Gurmeler kızmasın haklılar. Eti çok pişirince tadının bozulduğu söylenir ama bu bir tercih.
Antrikotu iyi bir şekilde pişirmek için önce tavaya tereyağını koyup iyice kızdırmak gerekiyor. İlk başta eti koyup yüksek ateşte mühürleme işleminden geçirdiğinizde etin içerisindeki suyu kaybetmemesini sağlıyorsunuz. İki tarafı da mühürledikten sonra istediğiniz dereceye göre arkalı önlü pişireceksiniz.
Bu arada etin kurumaması için tavayı eğimli tutup kaşıkla tereyağını alıp etin üstüne koymanız lezzeti yükseltiyor unutmayın
Ben yağı tatlandırmak için ilk başta 2 adet sarımsağı koyar ve yanmaya başlayınca çıkarırım.
Bir diğer alışkanlığım da etin yanında halka halka doğradığım soğanları bu yağda kızartmak. İnanın etten bile lezzetli olduğu için hep soğanlar kapışılır.
Evet sonunda güzelim antrikotunuz hazır.
Zevkinize gör eacı hardal veya benim bu sefer kullandığım chimichurri sosla (tarifi için bağlantıya tıklayabilirsiniz) afiyetle yiyin.